“Sistem gitti…”

Sevgili okur, merabayın, nasılsınız? Ne büyük bir nimettir ki bakınız ben şu an yazabiliyorum buraya, siz de okuyabiliyorsunuz. “Hayrola, ne nimeti?” demeyin, çünkü her an sistem gidebilir ve biz halihazırda kör topal çalışmakta olan internet bağlantımızı belirsiz bir süreliğine kaybedebiliriz. Dolayısıyla ben nah yazarım siz de biraz zor okursunuz. Neyse. Hamdolsun arızalar teğet geçip duruyor. Yine neyse. Sinirliyim ondan böyle bi el ayak baş göz koordinasyonu zorluğu çekmekteyim. Tekrar neyse.

“Sistem gitmesi”ne son maruz kalışım bundan bir iki saat evvel her ne gerizekalı sebepten dolayı telefonla yapılamadığını anlayamadığım kablo tv ve uydunet aboneliğimi yeni adrese aktarma işlemini yapmak üzere Bilkent`ten kalkıp ta Sancak Mahallesi`ne (a.k.a. anasının bişeysi) gitmem, Türksat`ın ayak işlerini tahsis ettiği Tesis Elektronik adlı güzide kurumun işinin ehli oldukları her hallerinden anlaşılan elemanlarıyla muhatap olmak durumunda kalmam, gerekli formları doldurduktan sonra mevcut borcun sadece nakit olarak ödenebildiğini orada söylemeleri, daha sonrasında benim en yakın ATM`den para çekip gelmem, tam işlemimi tamamlayacakken de süper uzman elemanların “Sistem gitti, işlemi yapamıyoruz, bekleyin ya da sonra gelin” demeleriyle vuk`u buldu.

Ben bir miktar bekleyeyim dedim; ta kör itin öldüğü yerden ebesinin körüne gelmişim, ayrıca trafikte yine yeterinden fazla miktarda “zeka özürlü”den “orospunun evladı”na kadar kapsayan geniş bir skalada insan müsveddeleriyle hemhal olmak durumunda kalmışım, boşu boşuna gelmiş olmam belki diye. Ve fakat yaklaşık 40 dakika kadar bekledikten ve mekanda çalışan elemanların lakaytlıklarına tanık olmak durumunda kaldıktan sonra, “Sisteminize beş, size on ulan” diyerekten terkettim mekanı, bastım ofise geri geldim.

(edit: bugün yeniden gideceğim oraya, ve kablo tv ve uydunet aboneliklerimi topyekün iptal ettireceğim, öyle bir karar aldım dün akşam)

Bundan önce de kah bankalarda olsun, kah, ben diyeyim nüfus müdürlüğü, siz diyin adliye ve benzeri devlet dairelerinde olsun, insanların zaten sırada bekletilmek suretiyle yıldırıldığı kurumlarda bu gibi “sistem gitmeleri”ne maruz kalmak işten bile değil sayın okur, sizin de başınıza gelmiştir mutlaka, ben de sıkıntı verici sıklıklarla yaşıyorum bu durumu.

Bu durumdan daha da sinir bozucu olanı, “sistemi gitmiş” bu şahıslara sorduğunuz zaman bu durumun sebebini, yüzünüze alık alık bakmaları ve “bundan öte bir açıklama olabilir mi? sistem gitti işte, en nihai ve temel sebep ve sonuç budur” edasıyla “eee, sistem gitti, bilmiyoruz daha ötesini” şeklinde beyanlarda bulunmaları. Yani hadi deseler ki “internet bağlantımızda problem var” veya “çaycı server`ı su kazanı sanmış, öyle bi şekilde müşkül olduk”, yine bir nebze anlayış gösterebileceğim ama bana tutup da “sistem gitti” diye tekrarlamayın arkadaşım. Bir ihtimal bahsetmişimdir daha önce; bu elektronik (veya elektrikli, çok da farketmez) eşya tamircilerinin önlerine gelen her bozuk alete “bunun beyni yanmış/bozulmuş” şeklinde teşhis koymalarıyla aynı mantık. Beynini tokatladıklarım.

Hönnff, neyse sevgili okur, öyle bi sinirlerimi laçka etti bu server`ı devrilesice sistemler, öyle bi şeyettireyim dedim ben de. Kafanızı şişirdiysem kusuruma bakmayın, bir başka girintide buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın, sistemlerinize iyi bakın. Öpün okşayın onları. Hop.

Reklamlar

3 Yanıt to ““Sistem gitti…””

  1. ardamardar Says:

    “Sistem gitti” ve “atari bozuk” onemli kavramlar. “Bizi daha fazla ugrastirma, basimizdan git” demek isteyen halkimizin sorunu kendi disinda bir guce yukleyerek kendini hafifletme yollarindan biri.

    Yanliz bir seferinde bana da soyle birsey oldu. Trene bilet aldim, bindim ama megersem yanlis saatte binmisim, ve 15£ luk trene yanlis binince 50£ ceza veriyomussun. Neyse adama dedim ki ne kimse soyledi ne bir yerde yaziyor, ben nerden bileyim boyle oldugunu. Adam bana ne dedi ve igrenc bi ifade takindi paralari alirken, cok memnundu halinden, beni kazikladigi icin ne kadar sevindigi her halinden belliydi. adami sikayet etmek istedim. ama sonra cok mesguldum zaten. kaynadi gitti. bigun o adami bulup dovmek istiyorum yine de.

  2. adi şerefsizin önde gideniymiş o.. kırmızı urbalı işte..

  3. abi yalnız 50 pound da fena be, evlat acısı gibi; 130 küsür milyon ediyo. vay hayvan kondüktör vay..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: