“where`s the panic button?”

Çok iş var sayın okur yahu, nasıl yetişecek bu işler hiç bilemiyorum, bilemedikçe de daha bi endişe daha bi panik. Höf. Ajandaya yine bir “yapılacaklar” listesi yazdım az önce, bu sefer işleri öyle alt alta sıralayınca da daha bi kötü oldum; liste uzadıkça uzadı, ben yazdıkça yazdım. Sonunda bıraktım yazmayı, çıktım bi sigara içtim, ancak sakinleşebildim bir miktar. Yoksa elim ayağım titriyordu, ne kalem tutacak ne de klavye kullanacak halde değildim.

Yılın ilk haftası zorlu başladı, görünüşe göre de bir müddet böyle devam edecek.. Yaz gelse de bi tatil etsek, iki suya girsek, çimsek çıksak istemeye başladım ben. İşim zor.

edit: Şimdi ofiste tıkılı kalıp bir ton ıvır zıvır işle uğraşmak durumunda olmak yerine evde olsam misal, otursam film seyretsem, yeniden Fallout 3 oynamaya başlasam, fotoğraf çeksem, 1 senedir elbise askısı muamelesi yaptığım çizim masamı asıl maksadına uygun kullansam biraz, ondan sonra yaptığım çizimlerimi scan etsem, bilgisayarda renklendirsem falan… renklendirme işinden sıkıldığımda tekrar WoW yüklesem, ama bu sefer sebat edip karakteri 17. level`ın üstüne çıkarabilsem. Burning Crusade ve Wrath of the Lich King de çıktı hazır, “aga daatıcam ben PvP ortamını, dur bak” diye kendimi gaza getirsem.. Yemek yapsam mesela ondan sonra, taa fi tarihinde burda yazdığım bi sebzeli lazanya tarifim vardı, onu denesem. (ama fırın yok, onu haftasonu validelerin eve gittiğimde denesem o zaman) Ondan sonra hava güzel olsa, Cumartesi günü olsa hatta, sabah erken kalkmış olsam; Nilsine`i dışarı çıkarsam, bi çevre yolu`nda dolansak 1 saat, şehir içi trafiğinde içi bayıldı kızın, dur kalk dur kalk, bir açılsa, kendine gelse.. Gezerken de yüksek volümlü Megadeth dinlesem, bağıra bağıra Mustaine`e eşlik etmeye çalışsam ama sesim yetmese, detone olup “hnnını mınnıını hınıınnı” şeklinde back vocal yapsam.. Sonra pazartesi olsa (pazar günlerini sevmiyorum), işe gelsem, bir baksam ki şirketin web sayfası yayına girmiş, beklediğimiz kapılarımız ve pencerelerimiz şantiyeye gelmiş, yeni başlayacak projelerin bütün kağıt kürek işleri bitmiş, bu yeni başlayacak projelerin başında durmak üzere çok süper bi şantiye şefi işe alınmış olsa…

Halamın da bıyıkları olsaydı amcam olurdu, di mi ama?

edit pilav: hala dönüp baktığımda ona, yüzüme manasız bir gülümse yerleşmiş halde buluyorum kendimi:

popo biraz haşmetli çıkmış bu açıdan, ama bir yandan da fena değildir geniş kalçalar...

popo biraz haşmetli çıkmış bu açıdan, ama bir yandan da fena değildir sanki...

edit piyaz: saat yarım olmuş kıymetli okur, bu gece pabliş etmek üzere başka bir girinti üzerinde çalışıyordum, ama sıkıldım, belki daha sonra tamamlar yayınlarım (sanmıyorum). Yukarıki uzunca paragrafta yazdıklarımın hiç birini yapmadım bu gece, ha, bir tek Nilsine`le eve geldik, ama o da burnumuzdan geldi; trafik, özellikle akşam trafiği hiç de çekilesi birşey değil. İnsan sevmeyen bir insan olarak bu denli zorlayıcı deneyimler yaşamak durumunda kalmak hiç ama hiç hoşuma gitmiyor. Ne benim, ne de Nilsine`in.
Bu girintilik son kez hoşçakalın okur hazretleri.
Reklamlar

Bir Yanıt to ““where`s the panic button?””

  1. Nilsine’nin j lo’sunu beğendim. yapılacak işler listende neler var bilmiyorum ama buraya yazdıklarından şu çizim ve fotoğraf kısmını sonuna kadar destekliyor ve hatta okuyucu baskısını uyguluyorum. çizimleri bekliyoruz efendim. renklenmemiş hallerini yayınlamaya başlayabilirsin bence.
    sebzeli lazanya da isteyebilirdim. iyi yırttın. (formu korumak mevzusu aklıma düştü.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: