Köstence, 51. gün.

– Yarın sabah erken kalkmaya çalışacağım, bakalım becerebilecek miyim? Öyle ki yarın sabah 8`e bir görüşme ayarladım, kendimi zorlamak için. Yoksa kalkmam, biliyorum. Sebep olması lazım. 0630`da kalkıp, traşımı olup dişlerimi fırçaladıktan sonra 0800`deki görüşmeye yetişmek için 0720`de evden çıkmam lazım. 

– Saç kurutma makinesi almak lazım, kafaya sarılan havlu bir noktaya kadar işe yarıyor. Ayrıca bugün kafayı yıkarken dikkatimi çekti, tedirgin edici miktarlarda saç döküyorum. Saçlar uzadı, ondan belki. 

– Dün tayfayla konuşurken dank etti, ara ara dank etmeye devam ediyor; otuzuma iki sene kalmış. Vay anasını. 

– İşleri sürekli ertelemek işe yaramıyor, huzursuzluk yaratıyor. Vaktinde yapmak lazım yapılması gerekeni. Biliyorum, ama yapıyor muyum? Hayır. Neden? Cevabını bulamadığım, bulsam alemin kralı olacağım sorulardan birisi aha bu “Neden?” işte. 

– Bu yazıları yazarken hep aynı parçaları dinlemekten içim bayıldı. Aksi gibi TV`de bir süre sonra aynı şeyleri göstermeye başladı. Aynı şeyleri yiyip aynı şeyleri içip, aynı şeyleri giyerekten aynı yolda yürüyor, aynı ofise gidip aynı fincandan kahve içiyor, aynı çakmakla sigaramı yakıp aynı küllükte söndürüyorum. Yaklaşık 50 gündür gayet belirli bir rutin içerisinde yaşamaktayım. Gaz yaptı artık. 

– Sanırım baştan beri “bu işi bitirip geri döneceğim” mantrasıyla kendimi telkin ettiğimden dolayı, benimseyemedim bir türlü burayı. Halbuki şimdiye kadar yaşamak durumunda olduğum, aslen yaşadığım, bildiğim ortama en benzer yer burası. Garip. 

– İnsanın genetik olarak resesif oluşu karakterinin mayasına da bulaşıyor sanırım. “Elin korkak alışması” durumu Mendel papazının savlarıyla açıklanabilir mi ki? Büyük ihtimalle.  

– “Solcır of forçun”u belki üçyüz defa dinledim, şarkı ne anlatır, hala bilmem. Yalnız bitirme projesi yaparkene iyi for müziği oluyor, bir onu bilirim. 

– Maddele maddele nereye kadar, değil mi dohtor?

– Tümceler kısaldığına göre canım sıkılmaya başlamış diye tahmin ediyorum 

– Bir iki hafta öncesine kadar Discovery Channel`da “Kings of Construction” diye bir seri vardı, elemanlar gayet babacan inşaat işlerinin nasıl yürüdüğünü anlatıyorlar belgeselde. Ben diyim köprü, siz deyin tünel, ben diyim havaalanı terminal binası, siz diyin gökdelen, böyle sağlam, tabiri caiz ise “toşbilli” işler. Yüzmilyondolar`lık projeler. Neyse efem, seyrediyorum, güzel, adamlar yok orda bilmem kaçyüz metreküp beton döküyor, yok burda bilmem kaç tonluk çelik kirişi bilmem kaç metre yukarı kaldırıp monte ediyor falan. Yalnız anlatıcı kişi bir gergin, bir gergin, sormayın. Efendim neymiş betonu bilmemkaçyüz metre öteye taşıyacak borular eğer yeterli derecede soğutulmazsa beton erken kürlenip borunun içinde katılaşabilirmiş, veya neymiş, eğer yukarı çekilen çelik kiriş santimetrenin bilmemkaçtabiri kadar hatalı üretilmiş olursa yerine oturmayabilirmiş. Bu da işin gecikmesine, bissürü para ve zaman kaybına neden olabilirmiş, falanmış, filanmış. 

Eee?  

Ya bu inşaat işidir. İmkanı yok plana programa göre yürümez. İlla ki gecikme olur, kesinlike hesaplanan maliyetin üzerine çıkılır. 

Hayır, o değil, gerilim yarattı pezevenk. Hıyarağası. Her akşam her akşam; “Aman şöyle de gecikecekler, aman böyle de zarar edecekler” diye. İtoğluit. Sinirlendim bak şimdi. 

– Saat 23:32, palindrom olmuş. Anastas mum satsana. 

– (önceki maddeye eklenti) Gereksiz genelkültür yaparım, sıkarım adamı. 

– (gereksiz genelkültüre devam) “Stormbringer”; Deep Purple`ın şimdi çalan şarkısı. Michael Moorcock (çook falso isim be yahu) kişisinin yarattığı Melnibone`lu Elric (lithaen`e selam, gollere devam. J) karakterinin kılıcının adıdır. Şarkının alakası var mı, bilemiyorum. Dur bi bakayım wikipedia`dan. 

– Durmak bilmiyor muyum, nedir? 

– O gittiğinde güneş ışığı yok arkadaşım. Ahahaa.. aaa, bak şimdi dank etti; askerde şöyle bir deyiş öğrendiydik; “sensiz doğan güneşin taa a…a koyyim”. Bir nevi aynı hissiyatın farklı dışavurumları sanki. Kültür şoku, hatta şokellası. Hey yavrum hey. 

– Yazdıkça yazasım geliyor. Ayrıca shuffle ettiğim playlist`te bir sonra çalacak olan şarkının içime doğması da bir o kadar tırsınç. Nooluyo lan?  – Acaba gereksiz yere internet yeri mi işgal ediyorum diye soruyorum kendime bazı bazı. Sonra da diyorum ki; “yaaa sittiret…”.  

– Bir kaç haftadır fena halde Bodrum`a gidesim var, bu ara onunla meşgul ediyorum kafamı. Yazın ensede boza, asfaltta yımırta pişiren sıcağında Bodrum`da olasım var. Tayfayla birlikte öyle bi atraksiyon yapsak diye düşünüyorum. Geçen gün valideye anlattım “böyleyken böyle” diye; validem sağolsun; “aaa, tabi tabi, ben giderim önceden size yemekler yaparım, ondan sonra siz gelirsiniz, olur olur, tabi olur” dedi. Ben bişey diyemedim, kaldım öyle telefonda. Valideyi de özledim be yahu. 

– Sündürdüm iyice, farkındayım, şu biramı bitireyim, gidiyorum.          

– Kitlendim, bitti galiba şimdilik. Elim “la dur şunu da yazayım” diye gidiyor klavyeye ama her ne kadar “under influence” da olsam, gayet sağlam işleyen bir otokontrol mekanizması parmakları geri çekiyor. Eğer onda geç kalmışsa, yazdıklarımı okuduğumda istem dışı olarak silmemi sağlıyor. Şimdiye kadar falso vermedi, şimdiden sonra da vereceğini sanmıyorum. 

– Velhasılkelam(…), bu seferlik de bu kadar. Bol sarmısaklı sirkeli bir işkembe çorbasının toparlayamayacağı bir promil, ondört saatlik bir uykunun iyi gelemeyeceği bir gönül yarası yoktur diyerek kapatıyorum bu girintiyi. Fonda çalan “Sörfin YuEsEy” çok uygun kaçmadı dramatik sonlandırmaya, o da nazar boncuğu olsun artık. Saygılar efenim.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Köstence, 51. gün.”

  1. digression Says:

    onu bunu bırakalım da , bu bodrum fikri hiç fena değildir.diskoteka’ya bile giderdik bak ha.üfff….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: