Çölde "Bozkırın Tezenesi", Katar, 15. gün

İki gün evvel şantiyede bir sahadan ötekine çift kabin pikabımızda hoplaya zıplaya giderken Nepalli şöförüm tuttu teybe bir kaset koydu, ki huyu değil araçta müzik dinlemek, benim de herhangi bir talebim olmamıştı o yönde.

Kafam bu aralar sürekli olduğu üzere kazan gibi, eldeki imkanarla bardakları doldurmaya uğraşıyorum bir yandan, bir yandan dolu bardakları taşırmamaya çalışıyorum. Zor bela odaklanıp da “evet, nihayet beyin hücreleri boşa ATP yakmıyor” demeye kalmadan telefon çalıyor, sahadaki ekip yine yumurta kapıya dayanınca malzeme istiyor benden. “Avis bey, şulazımbulazımfalanlazımfilanlazım hemenşimdiçokaceleöldükbittikyardıkgeçtikvesaire” şeklinde noktalamadan zerre kadar nasibini almamış bir halde konuşan ekip şefim bende konsantrasyon namına birşey bırakmadıktan sonra telefonu kapatıyor. Kendimi, aşerip de kış ortasında çilek veya şeftali isteyerek ortalığı birbirine katan hamile karısının siparişini nerden bulacağını kara kara düşünen bir koca gibi hissediyorum.

İşte ben böyle karmaşık hisler içinde kendi kendime homurdanmaktayken çift kabinin içini yanık bir bağlama melodisi doldurdu birden. “La?!?” şeklinde gayet neandertal bir tepki vererek kafamı bizim şöförden yana çevirdim. Kanımca, saç sakal da birbirine karıştığı için verdiğim tepki pek de iğreti durmamıştır suretimde. Neyse efendim, baktım bizim şöför kıs kıs gülüyor, kaş göz yapıp sordum, “Hşş, ne ayak kaset falan?” diye, bizimki de kıt bile denemeyecek, olsa olsa “kı” olabilecek ingilizcesiyle “teyp ahmed usta, kamin fırom türki” diye cevap verdi. Biz türkçe, ingilizce ve vücut dili parçalayaraktan anlaşmaya çalışırken, sesi bağlamanınkiyle yarışır yanıklıkta olan Neşet Ertaş, “Mühür Gözlüm”ü söylüyordu…

Varın söyleyin a dostlar, kör itin öldüğü Fizan`ın ta dibinde, kum, doğalgaz ve araplardan ibaret bu memlekette, bir yandan iş programınızı yapmaya çalışır, bir yandan gerekli malzemeleri nasıl temin edeceğinizi düşünür, bir yandan da Nepalli şöförünüze laf anlatmaya uğraşırken, hiç beklemediğiniz bir anda Neşet Ertaş`dan “Mühür Gözlüm”e maruz kalmak gibi bir şey var mı ya? Ben yabancılaşmayayım da kimler yabancılaşsın? Sorarım size…

“Mühür Gözlüm”den sonra Neşet Ertaş “Haydar, Haaaaydaaaarrr..” demeye başlamıştı ki, ordan sonrasını hatırlamıyorum.

Reklamlar

2 Yanıt to “Çölde "Bozkırın Tezenesi", Katar, 15. gün”

  1. ardamardar Says:

    sana moral olmasi acisindan gonderdigim bu sarkida Tom Waits abimiz calismak zorunda kalmistir. Isten cikmak istiyordur cok fazla. Kendisi pizzacidir. Ama hic memnun degildir olaydan cunku kendisine sorulsa isten cikip sevgilisiyle beraber olma egilimindedir. Ayrica sigara makinasinin onundeki yerleri silerken hic romantik olunamadigindan yakinmaktadir sarki boyunca.

    (I can’t wait to get off work to see my baby – Tom Waits)

  2. ardamardarhttp://www.ardamardar.com Says:

    sana moral olmasi acisindan gonderdigim bu sarkida Tom Waits abimiz calismak zorunda kalmistir. Isten cikmak istiyordur cok fazla. Kendisi pizzacidir. Ama hic memnun degildir olaydan cunku kendisine sorulsa isten cikip sevgilisiyle beraber olma egilimindedir. Ayrica sigara makinasinin onundeki yerleri silerken hic romantik olunamadigindan yakinmaktadir sarki boyunca.

    (I can’t wait to get off work to see my baby – Tom Waits)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: