1 of 365, Katar, 7. gün

Şimdi bugün 1 Ocak, yeni yılın ilk günü. Normalde insanda böyle bir iç kıpraşması, bir umut, bir sevinç, yeni bir başlangıcın yaşattığı o ender tazelik hissi olması lazım değil mi?

Bu satırları yazarken yüzümde oluşan ifadeyi görebiliyor olsanız, aslında bu retorik soruya herhangi bir cevap beklemediğimi, benim cevabımın giriş gelişme sonuç olarak halihazırda mevcut olduğunu anlayacaksınız bir çırpıda, ancak malumunuz, blog teknolojisi gerçek zamanlı yayın yapmaya elverişli değil henüz. Belki yapılabiliyordur aslında, şimdi kesin konuşmamak lazım ama hangi biriniz 1 Ocak sabahı bu saatte ayakta olacaksınız da seyredeceksiniz, di mi? Onu da hesaba katmak lazım.

Gelelim asıl mevzuya, yeni yılın ilk günü, önceki akşam alkolü aşırıya kaçırmamışsa eğer, insanın hissettiklerine:

Sinir : Zerre kadar ilgilenmek istemediği halde bir oldu bitti sonucu üzerine yıkılan bir işin sorumluluğunu istemeye istemeye taşımanın yarattığı nevroz durumu.

Endişe : Telefonun her 3 çalışından 2`sinde karşı taraftaki kişiden halihazırda çözülmesi gereken problemlere bir yenisinin eklendiğini duymaya alışmış oluşundan kaynaklanan “Acaba telefon ne zaman çalacak? Acaba bu sefer ne ters gitti?” endişesi.

Kızgınlık : İşverenin, işin bir an önce bitirilmesi için uyguladığı baskı ile eş zamanlı olarak işin gidişini yavaşlatan bin türlü icat, prosedür, dökümantasyon, kıl, yün çıkarması ve bunların da tamamlanmasını istemesi sonucu “Ne emmeye ne gömmeye geliyor ibnenin çocukları..” şeklinde dışavurulan öfke hali.

Yılgınlık : Haftada 7 gün, günde 10 saatlik mesai yaparak işi kör topal yürütmeye çalışmak, günde 5, 6 saatlik uyku, en fazla bir öğün yemekle idare etmeye uğraşmak, çölün ortasında gece uykudan defalarca üşüyerek uyanmak, yukarıdaki ruh hallerinin sürekliliği, muhatap olmak zorunda kalınan insanların odunluğu, işveren firmanın yaptığı küçük hesapların can sıkması, aksilikler, sürtüşmeler, sigara ve kahvenin temel besinler haline gelmesi, devasa bir şantiyeden başka bi boka benzemeyen bu memlekette yalnız kalmak, dertleşecek aklı başında bir allah kulunun olmaması sonucu bezmek, lanet etmek, “Katar`ına beş, Doha`sına on ulan!” şeklinde dillendirilen yılgınlık hali…

Sonuç olarak sevgili okuyanlar; ben böyle gelen yeni yılın taa… neyse, anladınız siz.

Reklamlar

6 Yanıt to “1 of 365, Katar, 7. gün”

  1. ardamardar Says:

    sana moral siiri yazmaya karar verdim.

    QUATAR QUATAR

    Ey kara arap, cuce tatar,
    Buralarda ne isin var
    Omur gecmek bilmez burda
    Lakin hayat bize birsey Quatar

    Isler gelir telefon durmaz
    Dunya garip cosmak bitmez
    Ne Quatti bu sey sana dersen
    Zaman gecmeden kimse bilmez.

    Avis Durgan Quatar’i bicer
    Vincler, direkler ortamda ucar,
    Bu is bitip Avis eve donende,
    Ekmegine yagla bal Quatar.

  2. ardamardarhttp://www.ardamardar.com Says:

    sana moral siiri yazmaya karar verdim.

    QUATAR QUATAR

    Ey kara arap, cuce tatar,
    Buralarda ne isin var
    Omur gecmek bilmez burda
    Lakin hayat bize birsey Quatar

    Isler gelir telefon durmaz
    Dunya garip cosmak bitmez
    Ne Quatti bu sey sana dersen
    Zaman gecmeden kimse bilmez.

    Avis Durgan Quatar’i bicer
    Vincler, direkler ortamda ucar,
    Bu is bitip Avis eve donende,
    Ekmegine yagla bal Quatar.

  3. hallac pamugu Says:

    Katar sayesinde düzenli blog yazmaya başlamışın. Güzel de yazıyon. Fena mı? Çok asabiyet yapma, bıyığını çekerim.

  4. hallac pamugu Says:

    Katar sayesinde düzenli blog yazmaya başlamışın. Güzel de yazıyon. Fena mı? Çok asabiyet yapma, bıyığını çekerim.

  5. Avis Durgan Says:

    Sevgili kardeşlerim, hiç beklemediğim bir anda gelen bu komentleriniz beni çok bahtiyar etti, sağolun. Hele hele hayatta şiirden hazetmeyen ardamardar`ım tutup da bana moral şiiri yazmış ki tadından yenmiyor, sağolasın biraderim.

    Hallaççım ben bıyığı kestim ya, ama yeniden uzatıyom şimdi, formatta kararsızlık yaşadım bir müddet. Dönünce işallah karşılıklı çekiştiririz bıyıkları.

    Sanal ortama posterinizi asasım geldi valla..

  6. Avis Durgan Says:

    Sevgili kardeşlerim, hiç beklemediğim bir anda gelen bu komentleriniz beni çok bahtiyar etti, sağolun. Hele hele hayatta şiirden hazetmeyen ardamardar`ım tutup da bana moral şiiri yazmış ki tadından yenmiyor, sağolasın biraderim.

    Hallaççım ben bıyığı kestim ya, ama yeniden uzatıyom şimdi, formatta kararsızlık yaşadım bir müddet. Dönünce işallah karşılıklı çekiştiririz bıyıkları.

    Sanal ortama posterinizi asasım geldi valla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: