brokoli misali hayatlar…

– 17 Subat 2006

…Insanin Cuma aksamustu saat bes bucukta yapacak daha iyi bir is bulamadigi zaman, bilgisayar ekranina bos bos bakarken aklina boyle garip metaforlar (dogru mu kullandim metaforu?) geliyor; brokoli misali hayatlar gibi..

Brokoli denilen nane karnibahargillerden, karnibahargile benzer, mimari maketlerde agac olarak kullanilabilecek, enteresan, yesil bir sey. Sebze sinifina giriyor herhalde. Tam bilemiyorum detayini.

Asil bu entry’ye baslik ve tema olarak secme sebebim, tadi bu haltin. Tadi ve insanlarin brokoliye karsi aldiklari tavir.

Bundan herhalde bir 10 sene once falan brokoli diye birseyin varligindan haberdar degildi kimse, herkes mutlu mesut patlicanla, domates biber sogan triosuyla falan gecinip gidiyor, gayet yenebilir yemekler yapiyordu, sonradan bu brokoli denen sey peydahlandi, herkes bir gaza geldi; “aman cok faydali, aman soyle vitaminli, boyle mineralli” diye.. Ozellikle annelerin olagandisi bir zorlamasi oldu ev ahalisine brokoliyi kabul ettirmek ve yedirmek icin. Isin asil ilginc tarafi, benim fikrimce, brokoliyi yiyen insanlar her ne kadar tadindan memnun kalmasalar, memnun kalmamak bir yana, begenmeseler bile, bu durumu acik acik ifade edemediler, cunku brokoli bir kere “bilincli” tuketici guruhu tarafindan “cok faydali, super muhtesem vucut dostu” olarak addedilmisti. Insanlar sofralarinda ara ara bu yesil seyi gormek durumunda kaldi tamamlayici yemek olarak…

Pisirilme tarzi da bir garip, doku olarak gayet gevsek oldugu icin brokoli, guclu pisirme teknikleri karsisinda yamsiyip civiyor, saliyor kendini.. %90 buharda pisirerek, geri kalan %10 da besamel sos korumasi altinda firinlanarak sofraya getiriliyor.

Brokoliyi cig veya pisirildikten sonra sade olarak yemenin yolu oldugunu sanmiyorum, o halde bu sebze yemeklikten cikip ilaca donuyor, yani adacayi falan cignemek, veya kefir icmek gibi birsey sade brokoli yemek, cunku “yemek yeme zevki” denen seyi kesinlikle tatmin etmeyen, insanin agzinin tadini tuzunu goturen bir halt.. Dolayisiyla buharda pisirildikten sonra genelde z.yagi, sarmisak ve limon gibi kuvvetli tat uyaricilarindan hazirlanan bir sosla bu kekremsiligi kamufle edilmeye calisiliyor, ancak o zaman, z-s-l sosunun hatrina yiyebiliyorsunuz brokoliyi…

– 22 Mart 2006

Entry’yi buraya kadar hazirlayip draft olarak kaydettigimden bu yana neredeyse bir bucuk ay gecmis, simdi biraktigim yerden devam edeyim dedim, ancak o zamanki “mood”u yakalayamadigimdan dolayi bu entry’ye devam etmeme karari aldim (su an da aldigim karar ile celisme durumundayim, biliyorum, gelmeyin ustume.. :)). Basliktan da anlasilacagi uzere yakindan veya uzaktan tanik oldugum bazi hayatlarin tatsizligi, yavanligi ve kisilere kendilerine “faydali” oldugu empoze edilmisligi uzerine atip tutacaktim, vazgectim.

Gecen haftasonu Istanbul’daydim, deniz havasi iyi geldi galiba…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: